Kıymetli Dostlarım,
Ege’nin bereketli topraklarında, kökleri binlerce yıl öncesine uzanan bir medeniyetin
mirasçılarıyız. Yapılan arkeolojik çalışmalar bize açıkça göstermektedir ki; toprağın
ateşle buluştuğu bu topraklarda, çömlekçiliğin hikâyesi yaklaşık 8 bin yıl önce
başlamıştır. Ve o ilk eserler, insanlığın en temel ihtiyacı olan yeme içme ihtiyacı için
sofralarda kap kacak olarak yerini almıştır. İşte bizler bu anlamlı emaneti sadece
korumakla kalmıyor; büyütüyor, geliştiriyor ve dünyaya tanıtıyoruz.
Bugün gururla ifade ediyorum ki; Uluslararası Menemen Çömlek Festivali artık sadece bir
etkinlik değil, bir dünya markası haline gelmiştir. Geçtiğimiz yıl 41 farklı ülkeden
gelen misafirlerimizle kurduğumuz o güçlü bağ, Menemen’i bu sanatın küresel
merkezlerinden biri haline getirmiştir. Bu, hepimizin ortak başarısıdır.
Şimdi ise yeni bir heyecanla, yeni bir ufukla karşınızdayız. 18-20 Eylül 2026 tarihleri
arasında gerçekleştireceğimiz 5. Uluslararası Menemen Çömlek Festivali’nde rotamızı,
çömleğin anlamını bulduğu yere, yani sofraya çeviriyoruz. “Dünya’nın Çömlek Sofrası
Menemen’de Kuruluyor” diyerek; sanat ile gastronomiyi, geçmiş ile bugünü, kültür ile
lezzeti aynı sofrada buluşturuyoruz.
Ben inanıyorum ki; bu festival sadece Menemen’i değil, ülkemizi de dünyada daha görünür
kılacak, köklü kültürümüzün gücünü bir kez daha dünyayla buluşturacak, tanıştıracaktır.
Menemen artık sadece bir üretim merkezi değil; bir ilham kaynağı, bir buluşma
noktasıdır. Çömlekçilik alanında bir marka şehirdir.
Gelin… 8 bin yıllık bu hikâyeye birlikte tanıklık edelim.
Gelin… Dünya’nın Çömlek Sofrası’nda hep birlikte yerimizi alalım.
5. Uluslararası Menemen Çömlek Festivali’nde buluşmak dileğiyle…